|
Tedarik Zinciri Yönetimi’nde dış kaynak kullanımında 4. Boyut; Tedarik Zinciri Yönetimi’nin içinde kalan
ve zincirin halkalarını oluşturan tüm komponentlerin bir arada veya parçalar halinde dış kaynak kullanımına
açılması ve bu dış kaynak kullanımında, dış kaynak sağlayıcısının elini taşın altına sokup riskleri belli
oranlarda paylaşacak şekilde, lojistik hizmetlere yeni bir boyut kazandırılmasıdır.
Daha önceki boyutlardan farkı; 3. parti hizmet sağlayıcılar, riskleri ancak üstlendikleri hizmetlerin
kalitesi ile doğru orantılı olarak, key performance indicator’larla kendi performanslarının iyiliği ve
kötülüğü ölçüsünde bir ödül ceza sistemine göre alıyorlardı. Halbuki 4. Boyut’taki risk; hizmet
sağlayıcıyla hizmetten faydalananı eşit oranda etkileyen bir risk. Aynı orantıda, hizmet sağlayıcının,
dolayısıyla performansından öte, direk verilen hizmetin, yapılan işin sonucuyla birebir orantılı bir risk.
Yani 4. Boyut’ta eğer, tedarik zinciri halkalarında eğer planlamayı dış kaynak kullanımına açtıysak ve dış
kaynak sağlayıcının planlama aşamasında verdiği hizmetlerde bir hata meydana geliyorsa, bu hata zincirin
bütün öğelerini; gerek planlama öncesindeki gerek planlama sonrasındaki bütün öğelerini etkileyecektir.
Ve dolayısıyla, olumsuz açıdan bakarsak, nelere etkileri olabilir? Her şeyden önce, siparişlerin zamanından
önce verilmesinden kaynaklanan aşırı finansman kaybı. Yine siparişlerin zamanından önce verilmesinden
kaynaklanabilecek, gerek stokta gerekse transit vaziyette bulunan envanterin şişmesi, dolayısıyla yine para
kaybı. Yine planlamanın hatalı yapılmasından dolayı, yine erken sipariş verilmesinden dolayı, üretimin,
hammadde baskısından dolayı –eğer alınan mal bir hammaddeyse- hammadde baskısı yüzünden, üretimin
periyodlarının şaşırması. Bunun ters boyutu; yine planlamada yapılabilecek bir hatada, bu sefer erken
sipariş değil geç sipariş durumunda, üretim bandının ürünsüz kalması, üretim için gerekli hammaddeyi
bulamaması, üretim bandının durması söz konusu. Tabii buradaki risk kalemleri bazı sektörler için yaşamsal
önem taşıyabilir, bazıları için taşımayabilir. Örneğin bir üretim bandının bir gün durmasının maliyeti,
orta çaplı bir tekstil/konfeksiyon endüstrisinden bahsediyorsak, çok ölümcül olmayabilir. Ancak bu bir orta
ölçekli tekstil/konfeksiyon kuruluşu değil de, bir otomobil üreticisi veyahut otomotiv sanayiinin herhangi
bir bölümünde bir kurum olduğunu düşünürsek, değil günlük, saatlik dahi üretimin durması, sağ taraftaki bol
sıfırlı hanelerle ifade edilebilecek mali kayıplara sebep olabiliyor. Artı, hizmetten faydalananın
zararının olmadığını dahi düşünsek, yine planlamanın iyi yapılamaması, hizmet sağlayanın kendi depolarını
gereksiz envanterle doldurması, eğer yapılan anlaşmada iş modeli olarak bir nağma satış değil de gerçek
satış anlamında bir bağlantı yapıldıysa, yine hizmet sağlayanın fiziksel envanterle birlikte, envanterin
mali yükünü de üstlenmesi anlamına gelecektir. Dolayısıyla, 4. Boyut’taki risk, 3. parti hizmet sağlamadaki
riskten çok çok farklı; direk yapılan işin daha iyi yapılması ve zincirin son derece organize bir şekilde
koordine edilmesinden geçiyor.
Tekrar vurgulayalım: 3. partideki risk, hizmet sağlayanın başarı performansına göre
ödüllendirilmesi/cezalandırılmasıyla ortaya çıkarken, 4. Boyut’taki risk, artık hizmet sağlayıcı stratejik
bir iş ortağı haline geldiği ve taşın altına elini soktuğu için, buradaki başarı veya başarısızlıklar,
direk hizmetten faydalananın süreçlerini yaşamsal boyutta etkileyecek veya hizmet sağlayanın kendi yaşamsal
süreçlerini yaşamsal boyutta etkileyecek olumlu ya da olumsuz faktörler.
Bir de, burada net olmamız gereken bir konu; 3. parti hizmet sağlayıcı olmakla, 4. parti lojistik
hizmetler sunan bir yapı olmak ve 4. boyutumuz arasında ne farklar var? 3. parti dediğimizde, tedarik
zincirinin sadece çok belli başlı, geleneksel halkaları içinde kalmakla sınırlıyız. Bunlar nedir? Eşyanın
bir noktadan bir noktaya fiziksel taşınması, taşıma sırasındaki ara depolama hizmetleri, taşıma sonrasında
fiziksel envanterin bir depo ortamında muhafaza edilmesi ve eşyanın sahibinin talepleri doğrultusunda,
eşyanın teslim noktasına ulaştırılması.
3. boyutun geleneksel sınırları içinde bir de, eğer yapılan iş uluslararası nitelik taşıyan bir iş ise,
gümrükleme hizmetlerinin verilebiliyor olması da sayılabilir. 4. parti lojistik hizmet sağlayıcılığı ile
4. Boyut arasındaki farka geldiğimizde de, 4. parti lojistik hizmet sağlayıcısı olmanın yapısına dikkat
etmekte fayda var. 4. parti lojistik hizmet sağlayıcısı olmak demek, bir kurumun tedarik zinciri içinde yer
alan yine belirli halkalarının, tümünün değil, dış kaynak kullanımına açılımında danışmanlık rolü üstlenmek
ve 3. parti tedarikçileri ihale yoluyla belirlemek tarzında şekilleniyor. Yani kurumlar tedarik zincirindeki
dış kaynak kullanım ihtiyaçlarını belirliyorlar, ki bu belirlenen ihtiyaçlar, klasik, geleneksel, alışılmış
sınırların içinde kalıyor. Bunları demin 3. parti lojistik hizmetlerden bahsederken saymıştık ve bu
halkaları tek bir 4. parti lojistik hizmet sağlayıcısına devrederek, sorumluluğu 4. parti hizmet
sağlayıcısına aktarıyorlar. Ancak 4. parti hizmet sağlayıcısı, genel uygulamada da görüldüğü gibi,
hiçbir zaman taşın altına elini sokmadan, kendisine alt yükleniciler olarak 3. parti hizmet sağlayıcılar
buluyor ve kendi müşterisiyle yapmış olduğu sözleşme yükümlülüklerinin benzerlerini 3. parti hizmet
sağlayıcılara yükleyerek; sorumluluğu onların sırtına aktararak bir aracı görevi üstlenmiş oluyor. Zaten
3. parti lojistik hizmetlerin içeriğini ve 4. parti lojistik hizmetlerin içeriğini tanımladığımız zaman
biraz önce anlatmış olduğumuz, 4. Boyut kapsamında kalan hizmetlerden ve bu yeni iş modelinin kapsamından
ne kadar farklı olduğu ortaya çıkıyor.
|