|
Günümüzde kuşkusuz perakendeci ve üreticiler
için lojistiğin önemi oldukça büyük. Pek çoğu bunun
için başka -özellikle lojistik- şirketlerden dış kaynak
kullanımı hizmeti alıyorlar; bazıları da kendi lojistik
faaliyetlerini yürütüyor.
Kraft kendi lojistik faaliyetini yürüten şirketlerden.
Hatta kardeş şirket diye adlandırdıkları Marsa, Kar
Gıda gibi şirketlerin lojistik faaliyetlerini de yürütüp,
dış kaynak kullanımı hizmeti de veriyor aslında. Öyle
ki lojistik maliyetlerinin yüzde 40'ını dış kaynak kullanımı
hizmeti verdiği şirketler karşılıyor. Kendisi de dış
kaynak kullanımı yapmasına rağmen; başka şirketlerin
dış kaynak kullanımı hizmetine pek güvenmediklerini
söylüyor Kraft Lojistik Müdürü Alp Gökçeer.
"LOJİSTİK
KAVRAMINI TÜRKİYE'YE YABANCI ŞİRKETLER SOKTU"
Alp gökçeer yurtdışından yabancı firmaların gelişinin,
lojistik kavramını da Türkiye'ye getirdiğini düşünüyor.
Özellikle yabancı perakende şirketleri nakliyecilere
"biz satıcıyız, lojistikten anlamayız, bize dış
kaynak kullanımı hizmeti verin, lojistik hizmetimizi
siz karşılayın" dediler. "Gördük ki Türkiye'de
kendilerine lojistik şirketi diyen firmalar ve perakendeciler
buna hazır değilmiş. Lojistik hizmeti verebilmenin en
önemli temeli dış kaynak kullanımı yaptığınız firmayı
doğru kontrol edebilmek. Kontrol mekanizmalarını doğru
kuramazsanız -ki kurulamamış zamanında- maliyetleriniz
fırlar, hizmet kaliteniz yerlerde sürünür. Türkiye'de
bu nedenlerle dış kaynak kullanımı işlemine karşı bir
güvensizlik ve çekince var. Bu çekince bizde de var
o yüzden lojistik sürecini kendimiz üstleniyoruz."
MERDİVEN
ALTI ÜRETİCİLERLE AYNI ÇATI ALTINDA OLMAZ
Kraft Lojistik Müdürü Alp Gökçeer dış kaynak kullanımına
güven duymamalarının bir başka nedeninin de "merdiven
altı üretici" diye tabir ettiği, küçük üreticilerle
aynı çatı altında, aynı depoda, aynı kamyonda olmak
istemedikleri şeklinde açıklıyor. "Bizim şirketimizin
ve ürünlerimizin bazı standartları var. Dış kaynak kullanımının
maliyetleri düşürmesi için benzer firmaların, benzer
ürün gruplarının olması gerekiyor. Türkiye'de maalesef
kontroller gümrüğü geçince bitiyor. Yerli üreticilerin
denetlenmesi yapılmıyor."
Ayrıca dış kaynak kullanımının maliyetleri düşürüyor
olması için küçük firmaların -ki bunlar pazarın yüzde
30'unu oluşturan 20-30 üretici- bir araya gelip aynı
çözümün ortağı olmaları gerekiyor. Yurtdışında özellikle
gıda alanında dış kaynak kullanımı yapmayan tek bir
küçük şirket bile yok. Bizde ise dış kaynak kullanımı
yapan tek şirket yok.
Bunun nedenini de şöyle açıklıyor Alp Gökçeer, "Gıda
alanında büyük üreticilerin kendi denetim mekanizmaları
var; fakat küçük üreticiler hiçbir şekilde denetlenmiyor.
Türkiye siyasi alanda koyduğu AB normlarını, diğer alanlarda
koymuyor. Küçük şirketler de daha fazla maliyet karşılığında
dış kaynak kullanımı yapamıyorlar. Kamyonların teknolojik
olması, depoların hijyenik olması ve benzeri lojistiğin
olmazsa olmaz kriterleri onlar için çok da önemli değil.
Çünkü aynı işi çok daha ucuza ve kötü koşullarda yaptırabiliyorlar."
Kraft'ın dış kaynak kullanımına karşı bir başka çekincesi
de rakip firmalarla aynı çözümün içinde yer almak. Dış
kaynak kullanımının maliyetleri düşürmesi için aynı
alandaki şirketlerin aynı hizmeti almaları gerektiğini
düşünen gökçeer, "rakip firmalarla aynı çatı altında
yer almak çok stratejik bir karar. Bu kararı da bizim
değil yurtdışındaki Kraft yetkililerinin vermesi gerekiyor"
diyor.
YENİ
LOJİSTİK FURYASI
Alp Gökçeer'e göre lojistik, bir kavram. Türkiye'ye
bir furya olarak geldi. Zamanında nakliyecilik, kargoculuk
gibi furyalar vardı. Önceden iki kamyonu olan kendine
kargocu diyordu, şimdi lojistikçi demeye başladı. Şimdiki
furya da lojistik.
Gökçeer lojistik şirketlerinin anlattıkları şeylerin
Kraft'ın hayatını kolaylaştıracak türden şeyler olmadığını
söylüyor. "Kraft zaten lojistik hizmetini kendisi
yapıyor. Bizim avantajımız, ürünlerimizin aynı kategoride
olması. Dış kaynak kullanımı firmaların ürünleri de
aynı kategoride."
Dış kaynak kullanımının dünya genelinde bir rekabet
aracı olduğunu düşünen Gökçeer; Türkiye'de bunun çok
da mümkün olmadığını düşünüyor. "Türkiye'de önünüzü
göremiyorsunuz, üç ay sonra ne olacağınız belli değil.
Rekabet aracı olmasına rağmen Türkiye'de henüz değil
ama bir gün olacaktır."
Kraft benzer şirketlere dış kaynak kullanımı hizmetine
vermesine rağmen Türkiye'de dış kaynak kullanımına güvenmiyor.
Gökçeer "lojistik şirketlerinin ilk önce işi iyi
yaptıklarının ve maliyetleri düşürdüğünün güvenini vermeleri
gerekiyor. Bugün henüz bir güven ortamı sağlanmış değil"
diyor. Lojistiğin Türkiye'de oturması için en az bir
5 yıla ihtiyacı var. Tabi bu 5 yıl içinde hem lojistik
firmaları hem de üretici firmalar kendilerini düzeltmek
zorundalar. Para kaybetme pahasına, zaman kaybetme pahasına
da olsa.
|