|
PROJENİN
ÜÇ AYRI HEDEFİ VAR
Ekol Lojistik Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Nalbantoğlu
böyle bir projeyi başlatmalarının üç temel hedefi olduğunu
belirtiyor. Birinci hedef; hem Türkiye'de Ekol olarak,
hem de dünyada bir Türk lojistik şirketi olarak farklılık
yaratmak. Nalbantoğlu'na göre lojistik sektörünün çalışan
insan profili, bugüne kadar çekirdekten yetişmiş, bu
işi işin içinde öğrenmiş insanlardan oluşması ve akademik
bilgiye sahip insan olmaması. Halbuki gelişen lojistik
sektöründe öncü olabilmek için mühendislerin işin içine
girip firmalara çözüm üretmesi gerekiyor. Bu projenin
ana amaçlarından biri de bu; iş modeli üretip, analiz
yapıp, çözüm üretmek.
Projenin ikinci amacı Nalbantoğlu'na göre sosyal bir
sorumluluğu yerine getirmek. Nasıl mı? İşsizliğin yoğun,
morallerin bozuk olduğu bir dönemde yeni mezun gençlere
iş olanağı sağlayarak. Böyle bir dönemde çok iyi okullardan
iyi derecelerde mezun olan gençler bile, piyasanın durgunluğu
ve ekonomik krizler yüzünden iş bulamıyorlardı. Ekol'ün
bu projesi sayesinde 12 yeni mezun iş ve gelecek olanağına
sahip oldu.
Hürriyet İnsan Kaynakları ekinde sadece bir hafta sonu
yayınlanan ilana 400'ün üzerinde başvuru yapılmış. Bu
başvuruları değerlendiren Ekol içlerinden 12 kişiye
istihdam ve "eğitim" imkanı sağlıyor. Ekol'ün
bu projeye dahil ettiği gençlerde aranan belli başlı
kriterlerse şöyle: mühendislik -özellikle endüstri mühendisliği-
mezunu olmak, uluslararası arenada çalışabilecek niteliğe
sahip olmak, dolayısıyla iyi derecede yabancı dil bilmek,
kendini geliştiren, seyahat sorunu olmayan, aksine seven,
iş uygulamalarına yatkın, masa başı işten kalkıp işin
mutfağına da inebilen ve kendine güvenen yeni mezun
gençler.
Projenin ana hedeflerinden üçüncüsü ise bir taraftan
bu projede çalışan insanlara artı bir değer kazandırırken
diğer taraftan da lojistik sektörünün gelişimine katkıda
bulunabilmek. Avrupa'nın da sayılı tesislerinden olan
Ekol Lojistik tesislerinde çalışma şansı bulan gençler,
buradaki teknolojileri görme, kullanma ve okulda öğrendikleri
teorik bilgileri uygulama şansı buluyorlar. Yönetim
tarafından her türlü veri ve imkan onlarla paylaşılıyor.
Değişik alanlardaki yeteneklerini geliştirebilmek için
eğitim çalışmaları düzenleniyor. Mehmet Nalbantoğlu'na
göre gençler burada tam anlamıyla bir lojistik mastırı
yapıyorlar. Ama öğrendikleri tek şey lojistik değil;
ithalat, ihracat ve dış ticaret politikalarını da öğrenme
şansları oluyor. Bir şirketteki yönetimden insan kaynaklarına,
iş geliştirmeden proje uygulamalarına kadar pek çok
şeyi; yani bir şirketteki resmin bütününü bir arada
görebiliyorlar.
EĞİTİM
GÖRÜRKEN İŞ İMKANI
Bir taraftan lojistik ve iş eğitimi alan gençler diğer
taraftan iş imkanına kavuşuyor. Gençler projenin ilk
6 ayında uzman adayı olarak adlandırılıyorlar. Bu süreçte,
sürekli bir eğitim çalışması ve teorik bilgilerin pratiğe
dökülmesi sağlanıyor. Bir kurum içindeki değer yargılarını,
yönetim çalışmalarını ve stratejik faaliyetleri işin
içindeyken öğreniyorlar. Departman olarak ya da tek
tek belli projelerde yer alıyorlar.
Eğitim süreçleri altıncı ayın sonunda tamamlanan gençler,
kendi çizdikleri kariyer doğrultusunda çalışma şansına
sahip oluyorlar. Örneğin lojistik sektörünün müşteri
ayağında çalışmaya başlayabilirler. Bu konuda onları
desteklediklerini söyleyen Nalbantoğlu "Burada
yetişen arkadaşlar, ileride piyasada söz sahibi insanlar
olacaklar. Ekol'den yetişmeleri bizim için büyük avantaj;
çünkü gittikleri yerlerde Ekol'ün sözcülüğünü yapacaklar
ve Ekol tarzını yaygınlaştıracaklar. Hangi noktaya gelirlerse
gelsinler, ileride bizimle çözüm ortaklıkları yapan
insanlar olacaklar" diyor.
Ekol bünyesinde kalmayı tercih edenler, proje bazlı,
bir yıllık sözleşmeli olarak çalışabilirler. Bu dönemde
uzman yardımcılığı unvanına sahip olabilirler. Daha
sonra da Ekol'ün içinde kariyer yapma arzusu olanlar
söz sahibi olup belli projelerin başına gelebilirler.
Tabi iş olanakları bunlarla sınırlı değil. Uluslararası
şirketler, hatta rakip lojistik şirketleri bile var
Nalbantoğlu'nun gösterdiği iş kaynakları içinde. Türkiye'de
lojistik sektörünün gelişmesinin Ekol'ün gelişimini
doğrudan etkilediğini düşünen Ekol yetkilileri, "Rakip
firmaların da gelişmesi, rekabet ortamının artması;
sektöre, şirketlerinin gelişimine destek olacak ve yeniliklerin
önünü açacaktır" diye düşünüyor.
PROJENİN
DEVAMI GELECEK
Büyük sorumluluk ve yatırım yapmayı gerektiren "yeni
mezunları iş sahibi yapma projesi"nin, Ekol'ün
olanakları müsait oldukça, devamı gelecek. Para ödemenin
işin en kolay kısmı olduğunu söyleyen Mehmet Nalbantoğlu
"en büyük zorluğun, bu arkadaşların şirkete kabulünden
başlayıp program bitene kadar sahiplenilmesi ve desteklenmesi"
olduğunu söylüyor. "Başarı, üst yönetim kadrosu
projeyi sahiplenip, haftalık eğitim programları yapmasıyla
gelecektir. Yönetim kadrosu olarak bu programa destek
verdiğimiz sürece bu projeyi sürdürmeyi hedefliyoruz.
Burası tipik bir devlet dairesi gibi olmamalı. Sabah
gelip akşam giden, ne yaptıkları belli olmayan, buradan
hiçbir şey alamayıp hiçbir şey veremeyen insanların
ne kendilerine ne de bize bir faydası olur."
Haziranda yeni mezunlarla beraber ikinci eğitim programı
da denenecek.
GENÇLERİN
BU "EĞİTİM" PROGRAMINDAN BEKLENTİLERİ
Her biri Türkiye'nin saygın üniversitelerinden mezun
olan gençler de elbette belli nedenlerle böyle bir projede
yer almışlar. Hepsinin ortak fikri Türkiye ve dünyada
lojistik sektörünün geleceğin trend sektörlerinden olacağı.
Lojistiği, lojistiğin ustasından öğrenmenin avantajlarından
bahsediyorlar. Bir kısmının amacı uluslararası arenada
çalışmak, bir kısmının da Ekol'ün içinde bir gelecek
sahibi olmak. Ama hepsi, Ekol Lojistik'in başlangıç
için çok iyi bir yer olduğunu düşünüyor.
İlanda yer alan "yetiştirilmek üzere" ve "yeni
mezun" kavramları hepsini cezbetmiş. Tecrübe arandığı
için iş bulamayanlar, gittikleri yerlerde stajyer muamelesi
görenler; Ekol'de bir taraftan iş öğrenirken diğer taraftan
para kazanma fırsatı bulmuşlar.
Bu proje sonrasında, sektörde ve iş piyasasında kariyer
şanslarının artacağını düşünüyorlar. Çünkü onlara göre
Ekol, lojistik sektöründe bir marka. Ekol yönetiminde
hiyerarşik bir yapının olmadığını, yöneticilerle istedikleri
zaman görüşebildiklerini söylerken; işlerinin, devam
etmekte oldukları yüksek lisansa da engel olmadığını,
hatta eğitimlerini devam ettirmenin Ekol için önemli
olduğunu belirtiyorlar.
Hepsi oldukça umutlu ve geleceklerinin Ekol sayesinde
oldukça parlak olduğunu düşünüyorlar.
Ne diyelim, darısı tüm işsiz gençlerin başına.
Görüşü alınan ve fotoğrafları
olan gençlerin isimleri ve mezun olduğu okullar:
Oktay Dönmez:
Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu. Endüstri
Mühendisliği mastırı yapıyor.
Alper Şener: Yıldız
Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu.
Ömer Güzeldal:
İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu
Burcu Tokan: Yeditepe
Üniversitesi Sistem Mühendisliği mezunu
Orhan Başar: İstanbul
Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu
Arzu Karaman:
Yeditepe Üniversitesi Sistem Mühendisliği mezunu
|