Dış Kaynak Kullanımının Özel Bir alanı Olarak
 
Sektöre özel
Perakende Sektörü
ve Lojistik
Çözümler
 
"Sektöre Özel Çözümler Üretme" vizyonu çerçevesinde Metro Group ile bir anlaşmaya imza atan Ekol Lojistik, Zincir Marketlere yönelik çok kapsamlı bir dağıtım projesi tasarladı. Temel hedef tedarikçiler ile zincir marketler arasındaki tüm lojistik süreçlerin sorumluluğunu üstlenerek, hem tedarikçilerin hem de zincir marketlerin temel işlerine odaklanmasını sağlamak.

Lojistiğin doğası gereği her proje kendi dinamikleri bağlamında kuruma özgü tasarlanmak zorunda. Çoğu zaman iki en büyük rakibe yönelik tasarlanan lojistik süreçler bile birbirinden oldukça farklı. Örneğin bir şirket, malı satıldığında hemen yerine yenisini koymayı tercih ederken, bir diğeri periyodik tedariği iş modeli olarak benimsiyor. Dolayısıyla operatif anlamda, tasarlanan lojistik süreçler birbirinden oldukça farklı işliyor.
Ancak yine de aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlere yönelik lojistik operasyonlarda asgari müşterekler mevcut. Örneğin, kullanılan ekipman, elektronik donanım ve araçlar. Operasyonlardaki farklılık bu unsurların her bir operasyonda farklı biçimlerde kullanılmasında yatıyor.
Bu asgari müştereği gören Ekol Lojistik, bir sektöre özel çözüm üretmenin o sektörde faaliyet gösteren tüm şirketler açısından çok somut verimlilik artışı yaratacağını fark etti. Bu anlayışın ilk ürünü ise Hadımköy Lojistik Merkezi.

TÜRKİYE'DE BİR İLK
Türkiye'nin ilk ve tek bir sektöre özel lojistik merkezi olma özelliğine sahip olan Hadımköy Lojistik Merkezi, 90.000 m2 üzerine kurulu, 43.000 m2 kapalı alana sahip ve barındırdığı teknolojik donanımlar açısından da Avrupa'nın sayılı tesislerinden biri.
MTS (Mini Trolley System) olarak adlandırılan, 450.000 kapasiteli askılı ürünlere yönelik otomasyon sistemi, 14.000 koli kapasiteli Stacker Crane ve saatte 2.600 ürünü 60 farklı adrese dağıtabilen Ring Sorter, tesisin teknolojik donanımlarından bazıları.
Sektöre özel çözümler yaratmak amacıyla yapılan bu girişimin startı Boyner Holding ve grubun lojistik hareketlerinin yaratacağı sinerjiden elde edilen güç temelinde gerçekleştirildi. Tesiste bugün Marks&Spencer ve Adidas gibi diğer tekstil devlerine de hizmet verilerek sinerjiden elde edilen yarar artırılmakta.
Bugünlerde Ekol Lojistik yine çok boyutlu bir projenin ilk adımını atmanın heyecanını yaşıyor. "Sektöre Özel Çözümler Üretme" vizyonu çerçevesinde Metro Group ile bir anlaşmaya imza atan Ekol Lojistik, Zincir Marketlere yönelik çok kapsamlı bir dağıtım projesi tasarladı. Temel hedef tedarikçiler ile zincir marketler arasındaki tüm lojistik süreçlerin sorumluluğunu üstlenerek, hem tedarikçilerin hem de zincir marketlerin temel işlerine odaklanmasını sağlamak.

MALİYET VE EMEK TASARRUFU
Metro Group ile start alan projede sistem şu şekilde işliyor:
Tedarikçiler ürünlerini Cross Docking terminali olarak adlandırılan bir platform üzerinde teslim ediyorlar. Bu platform bir depo değil, sadece bir elleçleme yüzeyi. Burada mallar varış lokasyonlarına göre konsolide ediliyor. Daha sonra ise sevkiyat gerçekleştiriliyor. Böyle bir platformun kurulması ile lojistik sorumluluk tedarikçiden alınmış oluyor. Normal şartlarda tedarikçilerin lojistik sorumluluğu üstlendiği sistemde, tedarikçiler malları varış lokasyonlarına kendileri teslim ediyorlar. Ancak bu sistem birçok dezavantajı da bünyesinde barındırıyor. Örneğin 50 ayrı tedarikçi 50 ayrı araçla, 50 farklı standartta paketlenmiş mallarla markete gittiklerinde, market mal kabul bölümündeki karmaşa nedeniyle, ürünlerin teslim alınması uzuyor, ürünler rafa konamıyor ve market para kaybederken tüketici de istediği malı alamıyor.
Ancak lojistik sorumluluk tek bir lojistik servis sağlayıcıda toplandığında hem marketler hem de tedarikçiler anlamında önemli avantajlar sağlanıyor. 50 ayrı tedarikçiden gelen mallar Cross Docking terminalinde toplanıyor, market bazında konsolide ediliyor ve ortalama olarak bir TIR'da 30 ila 50 ayrı tedarikçinin bir markete yönelik malı olduğunu da hesaplarsak tek bir araçla varış lokasyonuna yollanıyor. Tedarikçi bu sistemde sorumluluğu malını Cross Docking terminaline teslim ettiği noktada lojistik servis sağlayıcıya devrederek işinin başına dönüyor. Market ise "malım nerede" sorusunu sormak için 50 ayrı muhatap yerine sadece tek bir şirketle muhatap oluyor. Ayrıca mal kabul esnasında 50 araçlık bir karmaşa yerine tek bir araçla karşılaştığı için süreç oldukça hızlı işliyor ve mal, raftaki yerini zamanında alıyor.
Tedarikçilerin genel itibarıyla birden fazla zincir markete mal vermesi dolayısıyla, sistemi Metro Group dışındaki diğer zincir marketlere yönelik olarak da işleyecek biçimde tasarlayan Ekol Lojistik, tedarikçilerin diğer zincir marketlere sattıkları malların da aynı terminale getirilerek varış lokasyonu bazında konsolide edildiğinde yaratılacak sinerjiden doğacak maliyet avantajının, hem zincir marketler hem de tedarikçiler açısından çok önemli olduğunu vurguluyor.

... VE SONRASI
Sistemin bir sonraki aşaması ise, tedarikçilerin üzerinden malları Cross Docking terminaline teslim etme sürecine kadar olan sorumluluğu da almak. Ekol Lojistik, malların tedarikçilerden alınıp Cross Docking terminaline getirilmesinden, market bazında dağıtıma kadar uçtan uca bütünleşik hizmet vermek üzere tasarladığı sistemi yakında hayata geçirecek.
Ekol Lojistik'in daha sonraki aşamalara yönelik hedefleri arasında, mallara fiziksel standartlar getirmenin yanı sıra, EAN kod sistemine geçmek gibi teknolojik bazı standartları da getirmek, marketlerdeki mal kabul sürecinin sorumluluğunu dış kaynak kullanımı kapsamında üstlenmek de sayılabilir.

 

 
Lojistik sorumluluk tek bir lojistik servis sağlayıcıda toplandığında hem marketler hem de tedarikçiler anlamında önemli avantajlar sağlanıyor.
 
© 2003 EKOL Uluslararası Taşımacılık A.Ş.