Johnson Wax Operasyonlar Direktörü Nadir Azdiken
 
Profil
"Lojistik hizmetleri rekabetin en önemli araçlarından biri"
 
 
Rekabetin inanılmaz boyutlara geldiği günümüzde maliyet etkinliği çalışmaları artık şirketlerin gelecekte var olup olmamalarını belirleyecek kadar önemli bir unsur haline gelmiştir. Dış kaynak kullanımının tarzı ve ölçüsü rekabet aracı olarak çok önemli duruma gelmiştir.

Şirketin kısa bir tarihçesini anlatır mısınız?
SC Johnson, 5 nesil önce bir aile şirketi olarak kurulmuş ve hala aile şirketi olma vasfını
koruyan dünyadaki ender şirketlerden birisidir. 1886 yılında Samuel Curtis Johnson tarafından temelleri atılmış ve 1915 yılında İngiltere'de ABD dışındaki ilk iştirakini kurmuştur. 115 yılı aşkın bir süreden sonra hala Johnson ailesi şirketin sahibi olup, şirketi yönetmektedir ve şirket dünya üzerinde 70'i aşkın ülkede varlığını sürdürmektedir.
Sermayesinin tamamı SC Johnson & Sons Inc.'e ait olmak üzere 20 Kasım 1985 tarihinde Türkiye'de faaliyete başlayan Johnson Wax A.Ş.'nin merkezi İstanbul'da olup, ayrıca İstanbul dışında 3 Bölge Müdürlüğü bulunmaktadır.
Şirketimiz kendi ürünlerinin yanı sıra, 1992 yılından bu yana FHP (Freudenberg Household Products - VILEDA®) ve 2002 son çeyreğinden itibaren de Johnson&Johnson Sağlık ve Kişisel Hijyen ürünlerinin Türkiye tek yetkilisi olarak satış ve dağıtımını üstlenmiş bulunmaktadır.

Markanız Türkiye'ye ne zaman geldi? Türkiye'ye gelmeye nasıl karar verdi?
SC Johnson Türkiye ile 1970'li yıllarda ilgilenmeye başladı. Ancak, ülkemizdeki yabancı sermaye ile ilgili mevzuatın uygun olmaması ve bürokratik engeller yüzünden yatırım gerçekleşmedi. 1980'de çıkan Yabancı Sermayeyi Teşvik Yasası uyarınca Şirket 1985 yılında kuruldu. Başlangıçta haşere ürünleri RAID® ve hava tazeleyici ürünleri GLADE® markalarıyla Türkiye FMCG (Fast Moving Consumer Goods) pazarına giren Johnson Wax A.Ş., süreç içerisinde her biri kategorisinde pazar lideri olan, Sinek Kovucu - OFF®, Mutfak Hijyeni - MR. MUSCLE®,Tuvalet Hijyeni - TOILET DUCK® ve Mobilya Bakımı - PRONTO® markalarını yaratarak pazardaki haklı konumuna ulaşmış bulunmaktadır.

Markanızın Türkiye'deki gelişim süreci nasıl şekillendi?
Şirketimizin kurulduğu yıllarda, hem yerli hem de çok uluslu şirketler, uzun yıllardır Türkiye pazarında olmanın getirdiği avantajlarla pazarları paylaşmış bulunmaktaydı. Şirketimizin faaliyetine başlamasıyla birlikte başta RAID® ve sonrasında GLADE® markaları olmak üzere, yapılan çok yoğun reklam ve tanıtım kampanyaları ile tüketiciye ulaşılmış ve daha kuruluşunun ikinci yılında kendisini pazara ve tüketiciye kabul ettirerek çok zorlu bir pazar olan FMCG 'de ciddi pazar paylarına ulaşmıştır.

Türkiye'ye gelirken ne hedefliyordunuz, hedeflerinizi gerçekleştirebildiniz mi?
Doğal olarak her şirketin kuruluş hedefi, markalarını yaratmak ve onları bulunduğu pazarlarda pazar lideri konumuna getirmektir. Johnson Wax A.Ş. bu misyonu Türkiye'de başarıyla gerçekleştiren nadir şirketlerden biridir.
18 yıllık kısa sayılabilecek bir geçmişte Türkiye nin içine düştüğü 2 büyük finansal krize rağmen şirket istikrarlı büyümesini sürdürmüştür. Bu hızlı yükselişte, aile şirketi olmanın avantajları çok iyi değerlendirilmiş ve kar kaygısı olmaksızın markalarına yatırımını kesintisiz devam ettirmiştir.
Johnson Ailesi bulunduğu her ülkede, borsa şirketlerinin kısa vadede kar amaçlı yaklaşımlarının aksine uzun vadeli ve kalıcı olmayı benimsemektedir.
Benzer başarı FHP şirketinin VILEDA® markasıyla satış ve dağıtımını üstlendiğimiz ürünlerinde de yaşanmış, FHP, kuruluşunun 10. yılında, pazardaki en ciddi rakibini geçerek pazar lideri konumuna ulaşmıştır.
Johnson & Johnson ® markalı ürünlerin dağıtımına da Eylül 2002 de başlanmış ve üretici şirketin hedefleri doğrultusunda hızla yol alınmaktadır.
Hedef kitleniz kimlerden oluşuyor?
Çoğunlukla ev hanımları. Evde alışveriş kararını veren genellikle ABC1 diye adlandırabileceğimiz sosyo ekonomik statüye ait 20 yaş üstü ev hanımları hedef kitlemizi oluşturmaktadır.

Dahil olduğunuz pazarın durumu nedir? Siz bu pazarın neresindesiniz, pazar payınız nedir?
Faaliyette bulunduğumuz pazarlar genellikle, gelişmeye açık ve yeni diye tanımlanabilecek
pazarlardır. Bu nedenle gerek adet gerekse değer bazında büyüme sağlamak için yatırım ve tanıtım kaçınılmazdır.
SCJ olarak kaliteli ürün portföyümüz ve kuvvetli marka yatırımımız ile içinde bulunduğumuz pazarların yaratıcısı ve/veya geliştirilip büyümesinde lider pozisyonumuzu korumaktayız.
Faaliyet gösterdiğimiz kategorilerin tümünde pazar lideri olan markalarımızın pazar payları %50 civarında olmakla birlikte kimi pazarlarda %80-90 aralığında oranlara da ulaşmaktadır.

Nasıl bir pazarlama politikası gözetiyorsunuz? Pazarlama harcamalarınız cironuzun yüzde kaçını oluşturuyor?
Pazarlama politikamız, faliyet gösterdiğimiz pazarları, tüketicilerin ihtiyaçları doğrultusunda kaliteli ve yeni ürünlerle destekleyerek geliştirmek, hayatlarını SCJ ürünleri ile kolaylaştırmak, aynı zamanda yeni ürünler ve yeni pazarlar yaratarak her zaman ilk veya farklı olma avantajını kullanarak, markalarımıza büyüme olanakları sağlamak şeklinde özetlenebilir.
Pazarlama faliyetleri ciromuzun %15-17 civarında bir oran olup bu oranın büyük bir kısmını reklam yatırımları kapsamaktadır.

Ürünlerinizi hedef kitlenize ve nihai müşterilerinize hangi yollarla ulaştırıyorsunuz?
TV reklamları, yazılı medya, açıkhava mecraları, market içi aktiveler... Kısacası tüm yaygın mecraları kullanıyoruz.

İnsan kaynakları yönetiminiz hakkında bilgi verir misiniz?
Tüm dünyada 100 yılı aşkın sürelik başarımızın temelinde çalışanlarımızın katkıları ve takım çalışması olduğunu biliyor ve devamını da aynı ruhla getireceğimize inanıyoruz. Bu doğrultuda şirketimizi ayakta tutan gücü oluşturan çalışanlarımız, çeşitli kariyer olanakları ile desteklenmektedir.
Şirketimiz tüm çalışanları ile istikrarlı bir beraberliğin devamından yana olduğu için doğru istihdamın gerekliliğine inanıyoruz. Dolayısıyla çok büyük paralar harcayarak istihdam edeceğimiz kişilerin doğru pozisyona yerleştirilmesi şirketimiz için çok büyük önem taşımaktadır. Bunun sonucu olarak turnover oranımız çok düşük olup, bununla gurur duymaktayız.
Şirketimizde tüm çalışanlarımızın birbirleri ile eşit haklara ve koşullara sahip olması gerektiğinin bilincindeyiz. Dolayısıyla gerek eğitim, gerek teknolojik ve sosyal açıdan çeşitli kolaylıklar ve imkanları sağlamaya azami özen gösterilmektedir.
Tüm çalışanlarımızın sektörel yenilikleri takip etmesi ve şirketimizin başarısına katkıda bulunmaları açısından gerekli bireysel ve temel konularda eğitim imkanı sağlanmaktadır. Bu amaçla kurulan JLI, Johnson Learning Institute, bizim çalışanlarımızla birlikte tüm dünya Johnson çalışanlarına hizmet vermektedir.
Ayrıca tüm dünyada içeriği çalışanlarımız için düzenlenmiş senede bir kere olmak üzere "İnancımız O ki" toplantıları yapılmaktadır.. Buna ek olarak senede bir kez performans değerlendirmesi ve 360 derece geri bildirim uygulanmaktadır.
Sadece üst düzey yöneticiler değil, çalışanlarımızın tamamı Sağlık ve Hayat Sigortasına sahiptir. Senede bir kere olmak üzere ücretsiz check-up düzenlenmekte olup, ayrıca çeşitli sosyal faaliyetler düzenlendiği ve çalışanlarımızın ailelerinin de katılımı ile kaynaşmayı sağlayan JMBA adında bir organizasyonumuz da mevcuttur.
Son olarak, Johnson Wax A.Ş. tüm dünya Johnson Şirketleri ile aynı anda uygulamaya geçerek, All Time Casual giyim ve cuma günleri saat 13:00'e kadar çalışma ayrıcalıklarını Türkiye'de uygulayan ilk şirket olma özelliğini de taşımaktadır.

E-ticaret ile ilgili yatırımlarınız var mı?
Tüketiciye dönük direkt satışımız olmadığı için B2C uygulamamız bulunmamaktadır. B2B altyapımız mevcut olup zincir marketlerle yapılan işlemlerde kullanılmaktadır.

CRM uygulamanız var mı?
CRM'i kısaca doğru ürünü, doğru müşteriye, doğru zamanda, doğru fiyattan ve doğru kanaldan ulaştırmak diye tanımlayabiliriz. Bu çerçevede CRM uygulaması olmadan şirketlerin başarıya ulaşması mümkün görünmemektedir. Ayrıca bu işin sahipliğini satış ve pazarlama departmanları arasında paylaştırmanın da yanlış olduğunu düşünüyoruz. CRM'i başta insan kaynakları olmak üzere, kalite yönetimi, eğitim, üretim, müşteri destek hizmetleri, finans, satın alma, planlama, pazarlama, satış gibi şirketin tüm birimlerinin katkısı ile uygulanacağına inanıyoruz ve uyguluyoruz.

Lojistik süreçlerini nasıl çözümlüyorsunuz?
Lojistik süreçlerin çözümünde dış kaynak kullanımı gerçekleştirdiğimiz partnerlerimizin bilgi birikimleri ve tecrübelerinden yararlanılmaktadır. 1994 yılından beri depo işletimi, şehir içi ve şehirler arası dağıtım işleri dış kaynak kullanımı yoluyla gerçekleştirilmektedir.. İthal ürünler için gereken elleçleme işleri de bu firma tarafından yapılmaktadır.
Nihai amacımız, Supply Chain adı altında toplanan ve ürünün sipariş edilmesi ve üretiminden başlayıp satış noktalarından paranın tahsili ve ürünlerin raflara-tüketicinin beğenisine sunulmasına kadar geçen sürecin dış kaynak kullanımı yoluyla çözümlenmesidir.

Dış kaynak kullanımını bir rekabet aracı olarak görüyor musunuz?
Johnson Wax A.Ş. dış kaynak kullanımının önemini bilen, Türkiye'de her alan ve hizmette kullanmaya çalışan ve bunu büyük ölçüde başaran bir şirkettir. Dış kaynak kullanımının en büyük kullanım alanı Lojistik Hizmetler ve Üretim Birimleridir.
Johnson Wax A.Ş., Türkiye'de kendisine ait üretim tesisi olmamasına rağmen üretim yapmakta ve kuruluşundan beri yerli imalatlarının tümünü anlaşmalı fasoncularına vermektedir. Bunun yanı sıra depo işletimi, mamul dağıtımı gibi işleri de dış kaynak kullanımıyla çözüleyen birkaç şirketten biridir.
Yukarıda bahsedilen iki değişik dış kaynak kullanımı tarzı da rekabet aracı olarak çok önemli iki örnektir.
Rekabetin inanılmaz boyutlara geldiği günümüzde maliyet etkinliği çalışmaları artık şirketlerin gelecekte var olup olmamalarını belirleyecek kadar önemli bir unsur haline gelmiştir.
Yakın gelecekte firmalar arasındaki rekabetin, üretecekleri ürünlerin kalitesinden çok kullanacakları tedarik zincirinin kalitesiyle kazanılacağı varsayılmaktadır. İstenilen zamanda, istenilen kalitede, istenilen miktarda ve fiyatta raflarda yer almayan ürünlerin yerine, bunları sağlayan rakiplerin ürünleri satılacaktır. Ürününüz ne kadar kaliteli, ne kadar uygun fiyata sahip olursa olsun rafta yer almadığı takdirde satılma şansı olmayacaktır.
Buradan yola çıkarak, şirketlerin kendi bünyelerinde tuttukları ancak sadece o şirketlere hizmet verdiği için verimsiz çalışan/sinerji yaratmayan ve zarara neden olan aktivitelerini (örn. depo işletimi, ürün dağıtım, tahsilat, vs.) işin uzmanı şirketlere vererek yaratacakları her türlü katma değer sayesinde ürünlerini daha ucuza mal edebileceklerine ve rakiplerine karşı avantaj sağlayacaklarına inanıyoruz.

 
Yakın gelecekte firmalar arasındaki rekabetin, üretecekleri ürünlerin kalitesinden çok kullanacakları tedarik zincirinin kalitesiyle kazanılacağı varsayılmaktadır. İstenilen zamanda, istenilen kalitede, istenilen miktarda ve fiyatta raflarda yer almayan ürünlerin yerine, bunları sağlayan rakiplerin ürünleri satılacaktır.
Nihai amacımız, Supply Chain adı altında toplanan ve ürünün sipariş edilmesi ve üretiminden başlayıp satış noktalarından paranın tahsili ve ürünlerin raflara tüketicinin beğenisine sunulmasına kadar geçen sürecin dış kaynak kullanımı yoluyla çözümlenmesidir.
 
© 2003 EKOL Uluslararası Taşımacılık A.Ş.