Can Kırcan
 
Yorum
"Lojistik, Ekol'le beraber
BÜYÜYECEK"
 
 
“Türkiye'de lojistik sektörü yeni yeni konumlanıyor. Sektörün gelişimi, şirketlerin gelişimiyle paralel bir süreç içinde. Bu yeni konumlanış içinde, Ekol’ün sektöre yaklaşımı önemli bir misyonu temsil ediyor.”

Zamanın ve paranın kıymetli olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bazıları içinse zaman kaybı aynı zamanda para kaybı da demek. Zamanla yarıştığımız bir dönemde, özellikle büyük firmaların bu kayıplarını en aza indirmek için proje geliştirmek, doğal olarak kıymet gören ve değeri günden güne artan bir iş. Evet lojistikten ve Ekol'un lojistiğe bakış açısından söz ediyoruz.
1997'de uluslararası nakliyecilik boyutunu aşıp lojistik hizmeti vermeye başlayan Ekol, bu gelişmeyle birlikte, Yeni İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Can Kırcan'ın deyimiyle "lojistiğin DNA'sında var olan" bir sistem oluşmaya başlamış: Yeni iş geliştirme.
İş geliştirme departmanı Ekol'ün büyümesiyle bir ihtiyaç haline gelmiş. İki şirketin birleşmesi, yeni işi sorumlulukları, yeni yönetim sistemi bu departmana olan ihtiyacı körükleyen nedenlerden. Peki nedir yeni iş geliştirme?
Büyüyen bir lojistik şirketinde, yeni hedefler seçmek, yeni işi kaynakları yaratmak ve yeni müşteriler bulmak ayrı bir iş; her müşteriye ve her sektöre farklı hizmet sunmak ayrı bir iş haline geliyor. Can Kırcan "işimiz çözüm üretmek" diyor. "Çözüm üretirken firmaların iş yapış tarzının dışında çözümler sunmalıyız. Aynı işi maliyetleri düşürüp, zamandan tasarruf ederek yapabilmeliyiz." Bu aynı zamanda lojistiğin de temelini oluşturuyor. Bir zincirin farklı halkaları birbirine en kısa yoldan bağlanmaya çalışılıyor.

SEKTÖRÜN İLKLERİNDEN OLMANIN AVANTAJLARI

Gelişen, önü açık bir sektörün ilklerinden olmanın oldukça fazla avantajları olduğunu düşünen Can Kırcan bu avantajları şöyle sıralıyor: "Ekol Lojistik, Türkiye'de ilk olarak, Boyner Grubu gibi bir firmadan çok kendi içinde ayrı bir sektör olan bir şirketle çözüm ortaklığı yapmaya başladı. Sektörde kabul edilenin dışında ilkler de yaşanmaya başladı. Rakip firmaların aynı çözümün, aynı sistemin içinde yer almaları gibi. Bu, hizmet verdiğimiz firmaların maliyetlerini de bizim maliyetlerimizi de oldukça düşürüyor. Nedeniyse, firmalara özel sistem ya da tesis değil, sektörlere özel sistem ve tesis kuruluyor. Bu da doğal olarak maliyet ve süreç kaybını asgariye indiriyor."
Sektör içinde Ekol'un başlattığı bir ilk de, müşterilerle Türkiye standartları üzerinde yapılan anlaşmalarla yaşanıyor. Önceden müşterilerle maksimum bir yıllık anlaşmalar yapılırken, şimdilerde Ekol Lojistik müşterileriyle üç yıl ve üzeri için anlaşmalar imzalıyor. Böylece bir şirket için yapılan yatırım, geliştirilen teknoloji, kurulan tesis boşa gitmemiş oluyor.

BÜYÜYEN SEKTÖR İÇİNDE BÜYÜYEN EKOL

Lojistik, dünyada eski bir kavram olmasına rağmen Türkiye'de oldukça yeni. Durumun böyle olması, önüne doğru hedefler koyabilen bir lojistik firması için bir avantaj aslında. Türkiye'de çok dinamik ve yeni fikirlere açık bir lojistik pazarı mevcut. Can Kırcan "Yapacağınız şeylerin olabileceğine insanları inandırırsanız, hayal ettiğiniz yere kadar gidebilirsiniz" diyor Ekol'ün pazara bakış açısını anlatırken. Can Kırcan'a göre lojistik sektörü Türkiye'de büyük bir sıçrama yaşayacak. Ekol'ün bu sıçrayışa büyük katkısı, bu sıçrayışın da Ekol'e katkısının büyük olacağı görüşünde.
Ekol, sektörünün önde gelen firmalarından olmasına rağmen, kendini hala öğrenme sürecinde görüyor. Can Kırcan Ekol Lojistik'in sektörüyle beraber büyüyeceğini düşünüyor.
Kırcan'a göre sektörün büyümesi de rakip firmaların çokluğuna bağlı. "Aynı işi yapan ne kadar çok firma olursa; rekabet o kadar kızışır. Rekabetin kızışması da pazarı hareketlendirir, yeni teknolojiler, yeni iş çözümleri gündeme gelir. Bu da hem pazarın, hem sektörün hem de, Ekol de dahil, tek tek firmaların daha da büyümesine neden olur. Yani sektörün gelişmesiyle Ekol'ün büyümesi paralel bir süreç olarak devam eder."
Ekol, pazarın gelişimi için rakip firmalarla her türlü işbirliğine açık olduğunu belirtiyor. Hatta şimdiden pek çok şirketle fikir alış verişine başlamış bile.
Can Kırcan, Türkiye ve Türk lojistik firmaları için sektörün yeni olmasının bir avantaj olduğunu düşünüyor. "Avrupa ve Amerika'da sektör eski olduğu için kullanılan ekipman ve teknoloji de eski. Türkiye'de ise sektörün yeni olmasının yanı sıra kurulan tesisler, kullanılan sistem ve teknoloji daha yeni. Bunların yanına bir de Türkiye'nin jeopolitik konumunu katarsak, Avrupa ve Amerika'nın önüne geçme avantajına sahip olabiliriz. Tabi tek başına özel sektörün çabaları yetmiyor. Diğer tüm sektörler için olduğu gibi bürokrasi lojistik sektörünün önünde de büyük bir engel." Özel sektörün elinden geleni yaptığını düşünen Can Kırcan, bürokrasinin artık köstek değil destek olması gerektiğini söylüyor.

 
Can Kırcan, yeni iş geliştirme anlayışının lojistiğin "DNA"sında mevcut olduğunu belirtiyor. Büyüyen bir lojistik şirketinde yeni hedefler seçmek, yeni iş kaynakları yaratmak ve yeni müşteriler bulmak ayrı bir iş; her müşteriye ve her sektöre farklı hizmet sunmak ayrı bir iş haline geliyor.
 
© 2003 EKOL Uluslararası Taşımacılık A.Ş.