Prof. Dr. Mehmet Şakir ERSOY
Galatasaray Üniversitesi
 
Akademik
LOJİSTİĞİN ÖNEMİ
ve TÜRKİYE
Yaklaşık
 
Artık taşıtan firmalar mallarının sadece iki nokta arasında taşınmasını değil; depolanması, gümrüklenmesi, elleçlenmesi, ambalajlanması ve gereksinimlere göre dağıtılmasını da talep etmektedirler. Bu da lojistik hizmetlerin önemini giderek artırmaktadır.

Yaşamakta olduğumuz çağ, bilgi teknolojilerinde çok hızlı gelişmelere sahne olmaktadır. Küreselleşme sürecinin altyapısını da bilgi teknolojilerindeki bu hızlı gelişmeler hazırlamıştır. Bugün Dünyanın çok farklı yörelerinde yaşayan milyonlarca birey ve kurum çok etkin ve süratli iletişim olanakları sayesinde ve özellikle İnternet arcılığıyla iletişim sayesinde milyonlarca birey ve kuruma kolayca ulaşarak, mal, hizmet ve bilgi alışverişi yapabilmektedir. Küreselleşme süreciyle yaşanan yoğun ve dinamik bilgi ortamı yepyeni bir ekonomik yapının da hızla gelişmesine neden olmuştur. "Yeni Ekonomi" adı verilen bu yeni yapıyı oluşturan kavramlar bilgi teknolojisi, sinerji ve yeni dinamiklerdir.
Günümüzde hemen her konuda, gerek ulusal gerekse uluslararası platformda çok yoğun bir rekabet yaşanmaktadır. Dünyada hemen tüm sektörlerde üretim fazlası bulunmaktadır. Zira benzer teknolojileri kullanarak herkes her şeyi yapabilir hale gelmiştir. Ürünlerin kalitesi arasında önemli farklılıklar olmadığında, satın alma kararlarında fiyat, belirleyici bir rol oynamaktadır. Çağımız şirketleri ürettikleri ürünlerin kalitesinden ödün vermeden, maliyetleri düşürmeye ve müşteri memnuniyeti artırmaya çalışarak yoğun rekabet yaşanan pazarlarda varlıklarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Böyle bir ekonomik yapı içinde de şirketler sürekli olarak yaratıcı olmak ve dolayısıyla yeni alternatifler bulmak zorundadırlar.
Bu yeni ekonomik yapı içinde şirketlerin, maliyetlerin azaltılması ve müşteri memnuniyetinin sağlanması konularına odaklanmaları lojistiğin önem kazanmasına neden olmuştur. Özellikle üretici şirketler başta olmak üzere, günümüz şirketleri ana faaliyetleri dışında kalan tedarik zinciri içindeki, tedarik, taşıma, depolama, elleçleme, paketleme, stok, dağıtım gibi birçok faaliyeti başka firmalara yaptırarak (outsourcing) kendi ana faaliyet konuları olan üretime daha fazla zaman ayırabilmektedirler. Bir başka deyişle, bu sayede hem üretim sürecinde yaratıcılık ve kalite konularına daha fazla zaman ayırmakta hem de maliyetlerini azaltabilecek olanaklara kavuşmaktadırlar.
Herhangi bir konuda ne zaman hızlı bir değişim yaşansa, ortaya konuyla ilgili birçok terim ve tanım çıkmaktadır. Bu "LOJİSTİK" için de geçerlidir. İşletme Lojistiği, Fiziki Dağıtım, Malzeme Yönetimi, Dağıtım Mühendisliği, Lojistik Yönetimi ve Tedarik Zinciri Yönetimi aynı konu (Lojistik) için kullanılan terimlerden bazılarıdır.
Lojistik bir malın, ürünün, hizmetin veya bilginin, yapıldığı, yetiştiği veya üretildiği yerden kullanıldığı veya tüketildiği son noktaya kadar olan hareketine bağlı olarak gereken birçok fonksiyonu ifade eder. Söz konusu hareket doğru zamanda, doğru yere ve en ekonomik bir biçimde olmalıdır. CLM (Council of Logistics Management) Lojistiği şöyle tanımlamıştır: "Müşterilerin gereksinmelerini karşılamak üzere her türlü ürün, hizmet ve bilgi akışının, hammaddesinin başlangıç noktasından, ürünün tüketildiği son noktaya kadar olan hareketinin, etkili ve verimli bir biçimde planlanması, uygulanması, taşınması, depolanması ve kontrol altında tutulması yöntemidir" .
Lojistik ilk defa askeri konularla ilgili problemlerde kullanılmıştır. 1905'de, ABD'li binbaşı Chauney B. Baker bir yazısında, Lojistiği " Savaş sanatının, orduların hareketi ve gereksinimlerinin tedariki ile ilgili dalına Lojistik denir" şeklinde ifade etmiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında silahlı kuvvetlerin ihtiyacı olan malzemelerin zamanında ve doğru yerde bulunabilmesi için lojistik modelleri ve sistem analizi yaklaşımı kullanılmıştır.
Lojistiğin temelinde müşteri tatmini vardır. Lojistik faaliyetlerde bir lojistik stratejisi geliştirip uygulamadan önce müşteri ihtiyaçlarının çok iyi incelenip anlaşılması gerekir. Müşteri hizmetleri, bir kurumun lojistik sisteminin en önemli ürünlerinden biridir.
Biraz daha farklı bir açıdan lojistik, bir ürün veya hizmetin başlangıç noktasından müşteriye ulaşıncaya kadar olan hareketi sırasında yarar sağlayan çeşitli faaliyetlerin sistematik yönetimidir. Buradaki yarar genellikle, imal edilmesi ve kullanıcısına ulaştırılması gereken elle tutulabilir bir madde (mal) şeklindedir. Bazen de bu yarar, elle tutulabilme özelliği olmayan veya hizmet olarak nitelendirilen bir şekilde karşımıza çıkar. Hizmet de üretilmeli ve nihai tüketiciye sunulmalıdır. Ancak lojistik sadece maddelerin taşınmasından çok daha fazlasını ifade eder. Yarar kavramı, mal ve hizmet dışındaki zamanlama, miktar, destek sistemleri, yer ve maliyet gibi unsurları da içerir. Böylece lojistiğin temel tanımı yapılmaya çalışılırsa, lojistik, müşteri ihtiyaçlarını tatmin edebilmek için doğru yararların doğru müşteri için, bu müşteri tarafından arzu edilen miktar ve koşullarda, müşterinin bunları istediği yer ve zamanda ve bunlar için ödemeyi kabul ettiği fiyatla sunan sürekli bir prosestir. Bu kavramlar kar amaçlı organizasyonlara uygun olduğu gibi kar amacı olmayan organizasyonlar için de geçerlidir ( örneğin, askeri organizasyonlar).
Lojistik, hammaddelerin bitmiş ürün haline dönüşmesi ve tüketiciler için bir değer ifade edecek noktaya gelmesi sürecinde birçok kez tekrarlanan fonksiyonel faaliyetlerin bir bütünüdür. Hammaddeler, üretim ve satış bölgeleri, doğal olarak aynı yerlerde bulunmadıkları için, lojistik faaliyetler, bir ürün tüketiciye ulaşıncaya kadar, birçok kez tekrarlanır. Hatta, kullanılan ürünlerin lojistik kanallarındaki geri dönüşümü sırasında bir kez daha tekrarlanır.
Lojistiğin, ürünlerin kazanıldıkları noktadan tüketiciye kadar olan hareketinin yönetimi olduğu düşünülmesine rağmen, birçok firma için aynı zamanda tersine bir lojistik kanalının da yönetilmesi gerekir. Lojistik bakış açısından, bir ürünün ömrü o ürünün tüketiciye ulaşmasıyla sona ermez. Kullanılmaz hale gelen, modası geçmiş, hasarlı veya fonksiyonunu yitirmiş ürünler, onarılmak veya elden çıkarılmak için kaynak noktalarına geri dönerler. Tersine lojistik kanalı ileri doğru (forward) lojistik kanalının tamamını veya bir kısmını kat edebilir veya yeni bir kanal geliştirilebilir. Tedarik zinciri bir ürünün nihai tüketimiyle sona erer.
Son yıllarda, küreselleşmenin ve zaman zaman yaşanan ekonomik krizlerin de etkisiyle, lojistik hizmetlere olan talep önemli derecede artmıştır. Lojistik sektörü, dünyada ve Türkiye'de, hızlı bir gelişme içinde olan az sayıda sektörden biridir. Bugün dünya ekonomisinde ülkelerin lojistik faaliyetler için yapmış oldukları harcamaların GSMH içindeki payı yüzde 1,5-2 civarındadır. Lojistik sektöründe dış kaynak kullanımı ise, ülkelerin gelişmişlik düzeylerine bağlı olarak, yüzde 10 ile 30 arasında değişmektedir. Lojistik pazarı Avrupa'da yıllık yüzde 7-10, Kuzey Amerika'da yüzde 15, Asya'da ve Türkiye'de ise yüzde 20'lik bir büyüme hızına sahiptir. ABD'de lojistik sektörünün GSMH içindeki payı yüzde 12'dir. Türkiye'de ise bu pay yüzde 1,5 civarındadır. Halen Türkiye'de lojistik hizmetlerin yaklaşık yüzde 30'u lojistik hizmet sağlayıcı şirketler tarafından, yüzde 70'i ise şirketlerin kendi yapıları içindeki bölümler tarafından yapılmaktadır. Önümüzdeki birkaç yıl içinde, lojistik sektörüne yapılacak yatırımların artması ve lojistik hizmet sağlayıcısı şirketlerin gelişmesiyle, bu oranların büyük ölçüde değişmesi beklenmektedir. Zira özellikle son yıllarda uluslararası yük taşımacılığı sektörü çok büyük bir değişim içindedir. Bu değişimin en önemli nedeni ülkemizin Avrupa ülkeleri ile Gümrük Birliği'ne girmesi neticesinde taşıma talebi yaratanların değişen talepleri olmuştur. Artık taşıtan firmalar mallarının sadece iki nokta arasında taşınmasını değil; depolanması, gümrüklenmesi, elleçlenmesi, ambalajlanması ve gereksinimlere göre dağıtılmasını da talep etmektedirler. Bu da lojistik hizmetlerin önemini giderek artırmaktadır.
Türkiye'nin batısında dünya ticaretinin % 40'ının yapıldığı ve dünya nüfusunun %7'sinin yaşadığı Avrupa, doğusunda ise dünya ticaretinin %5'inin yapıldığı ve dünya nüfusunun %50'sinin yaşadığı Asya yer almaktadır. Türkiye'nin bulunduğu bölgede 350 milyon civarında bir nüfus vardır. Bu ülkelerin hepsi pazar ekonomisine yeni giren veya uzun süredir pazar ekonomisinde olmasına rağmen küçük ülkelerdir. Oysa ki pazar ekonomisi deneyimli Türkiye aynı zamanda büyük bir ülkedir. Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili ve liman yapmaya elverişli bir altyapı mevcut. Kara taşımacılığında önemli bir filoya sahibiz. Önemli boyutta bir insan kaynağımız var.
Türkiye, gerek dünya coğrafyası üzerindeki konumu, gerek genç ve dinamik nüfusu ve gerekse lojistik sektörüne verilen önem ve yatırımlar sayesinde lojistik hizmetlerde dünyada önemli bir merkez, bir üs durumuna gelebilecek bir potansiyele sahiptir. Türkiye Batı'dan Asya'ya önemli bir köprü oluşturmaktadır. Dolayısıyla lojistik sektöründeki maliyetler arasında en büyük öneme sahip olan zaman açısından da büyük önem taşımaktadır. Türkiye, uluslararası büyük lojistik firmaları için de cazip bir pazar konumundadır. Ekonomik krizin atlatılması, Irak'taki savaşın sona ermesi ve özellikle de Ortadoğu'da barış ve istikrarın tesisi halinde, Türkiye'nin bu konudaki önemi çok daha artacaktır.
Türkiye coğrafi konumu itibariyle dünyada önemli bir lojistik üs olabilecek nitelik ve avantajlara sahip olmasına rağmen, sektörün Türkiye ekonomisi içindeki yeri henüz çok iyi anlaşılamamış bir durumdadır ve yasalardaki yetersizlik ve sağlıklı bir planlama yapılamaması nedeniyle zaman kaybedilmektedir. Bugün, birçok limanımız olmasına rağmen uluslararası ölçekte büyük bir limanımız yoktur. Örneğin, Rotterdam limanındaki ticari etkinlik bugün Hollanda ekonomisinin %12-13'ünü oluşturuyor. 2000 yılı verilerine göre, limanın toplam büyüklüğü 10.500 hektar (Haydarpaşa limanı 320.000 metrekare, İskenderun limanı 750.000 metrekare, Mersin Limanı 994.000 metrekare)., toplam liman uzunluğu 40 km., siloların toplam hacmi 1.150.000 metre küp, toplam yakıt tankı kapasitesi 33 milyon metreküp ve limanda, çeşitli amaçlar için kullanılan toplam vinç sayısı ise 385. 2000 yılında Rotterdam limanına gelen ve giden kargoların toplamı 322.072.000 metrik ton, konteyner hacmi 6.275.000 TEU'dur (20 feetlik konteyner karşılığı). Ayrıca limanlar arası taşıma olanakları oldukça yetersizdir.

 
Lojistiğin temelinde müşteri tatmini vardır. Lojistik faaliyetlerde, bir lojistik stratejisi geliştirip uygulamadan önce müşteri ihtiyaçlarının çok iyi incelenip anlaşılması gerekir. Müşteri hizmetleri, bir kurumun lojistik sisteminin en önemli ürünlerinden biridir.
 
© 2003 EKOL Uluslararası Taşımacılık A.Ş.