Zirve
Lojistik sektörünün dış ticaretimize etkileri
Özel
 

Dr. Hakan Çınar

Gelişen dünyada ülkemizde gelişmelere ayak uydurma yönündeki eğilimlerini hız kaybetmeden sürdürmektedir. Öyle ki, bu tür ülke ekonomilerini geçiş ekonomisi olarak da tanımladığımız bu kritik dönemde, güç artık bütünüyle ekonomilerle ölçülür hale gelmiş bulunmaktadır. Ekonomiyi daha iyi hale getirebilmek ve özetle güçlü bir ülke konumuna ulaşabilmek için izlenebilecek pek çok yol var şüphesiz; ama hepsinin temelinde yatan da iyi bir devlet politikası ve bağlılık olup, özünde de devlete olan güvenin tam desteğin olması gerçeği bulunmaktadır. Peki devletler ülkeyi güçlendirmek adına neler yaparlar veya yapabilirler. Bunlar sıralamakla bitmez elbette ki ama ne var ki, çok önemli unsurlardan biri, ülkenin dış ticaret dengesini pozitif yöne taşımak ve bunun için de üretim ve ihracatı desteklemek en yukarılarda gelmektedir.

İhracatı desteklemenin ve devlete düşenlerin neler olduğunu bir tarafa bırakacak olur isek, burada müteşebbis ve hizmet sağlayıcılara nelerin düştüğünü ve yapılabilecekleri özetlemek isterim. Gerek üretim artışının sağlanabilmesi, gerekse üretilen ürünlerin uygun zamanlarda üretilebilme ve yerlerine ulaşılabilmesi gibi hepimizin bildiği kavramları içeren, ama özünde tüm Tedarik Zinciri’nin etkin yönetimi anlamına gelen lojistik, dış ticaret hacminin gelişmesinde büyük önem taşımaktadır. Nedenlerinden sadece bazılarını madde madde sıralayacak olursakbu önem konusunu daha net açıklamış oluruz düşüncesindeyim:

  • İthal edilmesi gereken hammedde/aramamul/mamülün dünyanın neresinde olursa olsun ülkemize gelmesinin sağlanabilmesi.
  • Getirilen u ürünlerin uygun koşul, maaliyet ve zaman içerisinde tesliminin sağlanabilmesi.
  • Yine getirilen ürünlerin gümrüklü depo dediğimiz antrepolarda ve modern anlayışlarla depolanabilmesi.
  • Ülke mevzuatına ve uluslararası mevzuata ilişkin gümrükleme rejimine tabi tutularak en kısa ve sağlıklı şekilde fiili ithalinin yapılabilmesi.
  • İthalat yapan firmanın isteği doğrultusunda bu eşyaların depolarda saklanarak gerektiğinde bazı elleçleme işlemlerine tabi tutulabilmesi.
  • Fabrikalara veya satışa hazır ürünler ise, son noktaya kadar modern araçlarla dağıtım ve teslimatının sağlanması.
  • İhraç konusu ürünler ise, dünyanın her yerine yine uygun koşul, maliyet ve doğru zamanlarda tesliminin sağlanabilmesi.
  • Ülkeden çıkış gümrükleme işlemlerinin yapılabilmesi.
  • Gerektiğinde gittiği ülke veya ülkelerdeki her dağıtımının yapılabilmesi.
  • Ve tüm bu işlemler yapılır iken de oluşabilecek tüm risklerin sigorta kapsamı altına alınması.

Ben sizlerin yukarıdaki maddeleri okuduktan sonra ülkenin dış ticaretinin artabilmesinde lojistiğin gerçekten de önemli bir yeri olduğu konusunda kanaatinizin oluşacağına eminim. Ülkemiz coğrafi açıdan transit ticaretlere ve bu sayede milli geliri artırmaya yönelik ciddi kaynaklara sahiptir.

Olanaklarımızın yeterince farkına varabilir, bu kaynakları kullanabilir ve özellikle bunu yapabilme ve yabancı sermayeyi çekebilme adına özellikle lojistiği geliştirebilir isek dış ticaret hacminin büyümesini durduramaz hale geliriz. Yapılması gereken şeyler zor da değil; mevzuatlarımızı kolay ve aşılabilir hale getirmek, sektörü belli teşviklerle desteklemek, modernize etmek ve eğitimleri yaygınlaştırmak kısa vadede yapılabileceklerdir. Türk insanının yeterince önemli bir müteşebbis ruha sahip olduğunu da göz önünde bulundurduğumuzda, zaten bundan sonrası kendiliğinden gelecektir diye düşünüyorum. Bu maksatla da herkesi Türk dış ticaretine ve Türk ekonomisine fayda sağlamak amacı ile, lojistik kunusunda daha fazla bilgi sahibi olmaya ve sektörle ilgilenip desteklemeye davet ediyorum.

 
 
 
 
 
© 2004 EKOL Uluslararası Taşımacılık A.Ş.